Kliniğimizde yenidoğandan başlayarak ergenlik döneminin sonuna kadar tüm bebeklik, çocukluk ve ergenlik çağı boyun bölgesi, göğüs kafesi, solunum, mide-barsak, karaciğer-safra yolu, üreme ve idrar yolunun doğumsal ve edinsel cerrahi problemlerinin tedavisi yapılmaktadır.

Kasık fıtığı, kordon kisti, hidrosel, inmemiş testis ve hipospadias gibi hastalıkların ameliyatları hastalar hastanede yatırılmaksızın günübirlik ameliyat uygulaması şeklinde yapılmaktadır.

Yataklı servisimizde hastalarımızın birlikte oynayabileceği ve “Dolby Digital 5.1 Surround” sistem ile donatılmış, çizgi film DVD’lerin izlenebildiği bir oyun odamız ve okul çağındaki hastalarımız için Hastane Okulumuz bulunmaktadır.

Ameliyatlar dünya üzerindeki mevcut tüm teknolojik cihazlar ile donatılmış ameliyathanemizde, Çocuk Anestezisi konusunda uzmanlaşmış anestezi ekibi ile birlikte gerçekleştirilmektedir.

Polikliniğimiz haftanın 5 günü hizmet (hasta muayenesi, mesane çalışması ölçümü “ürodinami”, mesane ve idrar kaçırma engelleme eğitimi) vermektedir. Cuma günleri eğitim toplantıları nedeniyle poliklinik hizmeti saat 13.30 da başlamaktadır. Ürodinami ve mesane eğitimi için önceden randevu alınması gerekmektedir. Bekleme salonumuzdan bir kare...

Anabilim Dalımız Fakültemiz bünyesinde düzenli olarak gerçekleştirilen Çocuk Kanserleri Tedavisi (Onkoloji), Çocuk İdrar Yolu Hastalıkları Tedavisi ve Doğmamış Bebek Takip-Tedavi Konseylerinin daimi üyesidir.

Solunum yollarının sık karşılaşılan sorunlarından nefes borusuna yabancı cisim kaçması, akciğer zarı iltihabı (ampiyem), edinsel ve sonradan gelişmiş akciğer genişlemeleri (lober amfizem), kist ve kitlelerinin tedavisi kapalı ve açık yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.

Mide kapakcığı yetersizliği (gastroözefajiyal reflü), mide çıkımı tıkanıklıkları, doğumsal aganglionik megakolon (Hirschsprung Hastalığı), doğuştan makatın kapalı olması (anorektal malformasyonlar) gibi mide-barsak sistemini hastalıklarının, safra kesesi taşları ve iltihaplarının (kolesistit), safra atımını engelleyen safra yollarının doğumsal yokluğu ve balonlaşmasının tedavisi kapalı ve açık yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

Doğumsal ve edinsel gelişmiş böbrek, idrar yolları ve mesane hastalıklarının, tedavisi kapalı ve açık yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

Endoskopik (laparoskopik) cerrahi

Anabilim Dalımız hastanede yatış süresini kısaltan az invaziv çocuk cerrahisinin ülkemizde öncülüğünü yapan Çocuk Cerrahisi klinikleri arasında yer almaktadır. Anabilim Dalımızda dünyadaki tüm kapalı yöntem (endoskopik) çocuk cerrahisi ameliyatları yapılmaktadır. Doğuştan makatın kapalı olması (anal atrezi) tedavisinde kapalı yöntem (laparoskopik onarım) uygulanmaktadır. Bu yöntem kalın barsağın son bölümünün sfinkterlerin içinden doğumsal olarak yerleşmesi gereken şekilde geçirilmesine olanak sağlamaktadır.

Anabilim Dalımızda geliştirdiğimiz yeni bir yöntemle apandisit ameliyatları kapalı yöntemle (laparoskopik) sadece göbek çukuru içinden karın içine tek bir delikten sokulan aletle yapılmakta ve kesi göbek içine saklanarak karın üzerinde hiçbir ameliyat izi kalmamaktadır. Ameliyat sonrası hastalar ertesi gün taburcu edilmektedir.

Kunduracı göğsü

Göğüs duvarının doğuştan çökük olduğu “kunduracı göğsü” diye bilinen “pektus ekskavatum” hastalığının tedavisinde kalp ile sternum arasına kapalı yöntem ile (torakoskopi) çelik destek çubuğu (Dokuz Eylül Kunduracı Göğsü Destek Çubuğu) yerleştirilmektedir. Bu ameliyat Amerikalı ÇOCUK CERRAHİSİ UZMANI DR NUSS tarafından 1987 yılında icat edilmiş olup, Nuss Ameliyatı olarak adlandırılmaktadır. Böylece yine Amerikalı bir ÇOCUK CERRAHİSİ UZMANI DR RAVITCH tarafından 1947 yılında icat edilen açık bir ameliyat yöntemi olan, geniş bir kesiye, kaburga çıkartılmasına ve ameliyat sırasında kan verilmesine gerek duyulan Ravitch Ameliyatı na gerek kalmadan hastalık tedavi edilmektedir.

Bu kapalı yöntem ameliyatı (Nuss ameliyatı) ülkemizde 2002 yılında ilk defa uygulamanın ve öncülüğünü yapmanın onurunu yaşamaktayız. Bu amaçla kullandığımız çelik destek çubuğu tarafımızdan “ülkemiz ekonomik koşullarına uygun fiyatlı” olarak geliştirilmiş olup, dünya üzerindeki tüm “tıbbi çelik implant standartlarına” uygun malzemeden ve teknikle üretilmektedir. Bu ameliyat ile ilgili DVD netliğindeki eğitim videoları yine tarafımızdan yapılmıştır.

Bu bağlamda ülkemiz ÇOCUK CERRAHİSİ UZMANLARI tarafından kurulan “Türk Nuss Ameliyatı Grubu” ile bu kurumlar arasında bilgi ve beceri eşgüdümü sağlanmaktadır. Nuss Ameliyatı için başvurabileceğiniz Çocuk Cerrahisi Merkezleri'nin listesi için tıklayın.

Hirschprung hastalığı

Diğer tarafdan doğumsal aganglionik megakolon'lu hastalar kolostomisiz ve karında kesi yapılmaksızın tek bir ameliyatla yalnız makat içinden çalışılarak ( transanal yaklaşım) (anüsten) tedavi edilmektedir. Ertesi gün beslenen hastalar iki gün sonra taburcu edilmektedirler. Bu yöntemin ülkemizde yaygınlaşması amacıyla 2002 yılının Mart ayında hastanemizde ameliyathaneden canlı bağlantılı bir kurs düzenlenmiş ve ameliyatın sayısal video teknolojisi kullanılarak DVD netliğindeki eğitim videosu yapılmıştır.

Ekstrahepatik portal hipertansiyon

Diğer bir ilk ise, ekstrahepatik portal hipertansiyon'lu hastaların (karaciğerinde siroz olmaksızın mide kanaması olan çocuklar) cerrahi tedavisinde porto-sistemik şantlar yerine, karaciğerin fizyolojik portal sistemden kanlanmasına olanak veren mezenteriko-sol portal bypass ameliyatının (Rex Şantı) ülkemizde ilk defa tarafımızdan yapılmış olmasıdır. Bu tedavi sonrası karaciğerin fizyolojik kanlanması sağlandığı için mide kanamasını engellemek amacı ile özefagus varislerine yönelik tekrarlayan endoskopi ve skleroterapi ihtiyacı ortadan kalkmaktadır.

Ekstrofi vezika

Yine Türkiye'de bir ilk olarak; doğumsal bir anomali olan, mesanenin tamamen açık şekilde geliştiği ekstrofi vezika'nın tedavisi için, ülkemizde yeni bir teknik olan "Baltimore osteotomisi"ni uygulamaktayız.

Gastroşizis

Son yıllarda deneysel ve klinik araştırma cabalarımız gastroşizis'de (fetüsün gelişimi sırasında karın duvarında göbeğin yanındaki delikten barsakların karın dışına çıkması durumu) barsak hasarının etyolojisi ve prenatal engellenebilirliği konusunda yoğunlaşmıştır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile birlikte prenatal tedavi uygulamaları (amniyotik sıvının serum fizyolojik ile kısmen değiştirilmesi = amnioexchange) dünyada ilk defa tarafımızdan gerçekleştirilmiştir. Daha az invaziv bir yöntem olan fetal diürezin intraamniyotik furosemid ile uyarılması konusundaki deneysel çalışmalarımız sürmektedir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Prenatoloji Bilim Dalı ile birlikte fetüsün akciğer, ince ve kalın barsakları, böbrek, idrar yolları ve idrar torbası ile ilgili yapısal hastalıklarına doğum öncesi tanı konmakta, doğuma kadar takip altında tutulmakta ve gerekli durumlarda fetüse anne karnındayken kapalı yöntemlerle müdahale edilmektedir.

Kliniğimizde yapılan ameliyatlar hakkında daha geniş bilgi için aktiviteler sayfamızı ziyaret etmenizi öneririz.